
Küresel Piyasalara Genel Bakış:
Küresel piyasalar haftaya belirgin bir riskten kaçış havasıyla başladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland merkezli tarife restleşmesi, jeopolitik tansiyonu yeniden yükseltirken, hisse senetlerinde baskı, kripto varlıklarda geri çekilme ve güvenli limanlara güçlü bir yöneliş görüldü. Altın ve gümüş “para gibi” davranarak tarihi zirveleri test ederken, döviz cephesinde euro, yen ve İsviçre frangı öne çıktı. Türkiye varlıkları ise küresel dalgalanmaya rağmen pozitif ayrışmasını sürdürdü.
Trump’tan Avrupa’ya Tarife Baskısı
ABD Başkanı Donald Trump, Grönland’ın ABD’ye satılmasına izin verilene kadar Danimarka başta olmak üzere sekiz Avrupa ülkesine yönelik gümrük tarifelerini kademeli olarak artırma tehdidinde bulundu. 1 Şubat’ta %10 ile başlaması planlanan tarifelerin, haziran ayına kadar %25 seviyesine çıkabileceği belirtiliyor.
Avrupa Birliği cephesi, Grönland’ın “satılık olmadığı” mesajını net şekilde verirken, Brüksel’de diplomasi trafiği hız kazandı. Acil zirvede, daha önce askıya alınan 93 milyar euroluk ABD menşeli ürünlere yönelik tarife paketinin yeniden devreye alınması ve gerekirse bugüne kadar hiç kullanılmamış “önleyici” adımların gündeme gelmesi bekleniyor. Diyalog öncelikli söylem korunmakla birlikte, tarifelerin hayata geçmesi halinde transatlantik ticaret ilişkilerinde sert bir kırılma riski öne çıkıyor.
ABD Tatil, Vadeli Piyasalar Ekside
Bugün ABD piyasaları, Martin Luther King Jr. Günü nedeniyle kapalı. Buna karşın vadeli işlemlerde riskten kaçış net şekilde hissediliyor. ABD borsalarının vadeli kontratları sabah saatlerinde yaklaşık %1 düşüş kaydetti.
Asya cephesinde ise daha karmaşık bir tablo var. Japonya’da Nikkei endeksi, Grönland kaynaklı jeopolitik gerilimin yen’i güçlendirmesi ve zayıf gelen makine siparişleri verisiyle üçüncü günde de satış baskısı altında kaldı. Nikkei yaklaşık %1 gerilerken, Güney Kore’de Kospi endeksi benzer oranda yükselerek rekor serisini sürdürdü. Çin ekonomisinin 2025’in son çeyreğinde yıllık %4,5 büyüyerek son üç yılın en düşük hızına gerilediğini de not edelim.

Güvenli Limanlara Güçlü Talep
Trump’ın Avrupa’ya yönelik tarife tehdidi küresel risk iştahını belirgin şekilde sınırladı. Bitcoin 92 bin dolar seviyelerine kadar gerilerken, doların baskı altında kaldığını görüyoruz. Buna karşılık euro, Japon yeni ve İsviçre frangı güvenli liman özelliğiyle güç kazandı.
Jeopolitik tansiyonun yükselmesiyle birlikte kıymetli metallere talep adeta patladı. Altın ve gümüş bu sabah yeni tarihi zirveleri test etti. Gümüş ons başına 94 doların üzerine çıkarken, altın 4.690 dolar seviyesini aştı. Platin ise daha sakin bir seyir izleyerek 2.347 dolar civarında işlem gördü.
Altın ve gümüşte uzun pozisyonlarımızı korurken, platin tarafında 2.480 dolar üzerinde kalıcı bir kapanış görülmesi halinde uzun pozisyon arayışımızı sürdüreceğiz.


Hisse Senetlerinde Rotasyon: Küçükler Öne Çıkıyor
Trump’ın ticaret hamleleri, İran riski ve Fed bağımsızlığına dair tartışmalar küresel görünüm açısından yeni bir stres başlığı oluşturuyor. Buna karşın Trump’ın geçmişte sıkça “yüksek tansiyonla başlayıp geri adım attığı” biliniyor. Bu nedenle etkilerin kalıcılığı konusunda temkinli iyimserliğimizi koruyoruz.
Hisse senetleri tarafında, “Muhteşem Yedili” yerine KOBİ’leri kapsayan Russell 2000 endeksine olan ilgimiz devam ediyor. Russell 2000 ETF’i (IWM) yıl başından bu yana %8, son bir yılda ise %19 getiri sağlamış durumda. Sektörel bazda ise çip tarafında Intel hissesi yakından izlediğimiz başlıklar arasında.
Gümüşten Bakır’a: Stratejik Madenler Ön Planda
Kıymetli metaller cephesinde gümüşü uzun süredir güçlü biçimde beğenirken, fiyatların geldiği seviyeler nedeniyle bakıra da alıcı gözle bakmaya başladık. Yapay zekâ, enerji dönüşümü, veri merkezleri, elektrikli araçlar ve şebeke yatırımları bakır talebini kalıcı biçimde yukarı taşıyor.

Arz tarafında ise ciddi kısıtlar söz konusu. Bu dengesizlik, orta-uzun vadede bakırda da gümüş benzeri bir fiyat hikâyesi yaratabilir. Daha basit bir ifadeyle, bakır artık sadece endüstriyel bir metal değil, stratejik bir varlık haline geliyor.
Jeopolitik Rekabetin Arka Planı: Kaynaklar
Trump’ın Grönland talebi, Venezuela’nın doğal kaynakları, Rusya’nın Ukrayna ısrarı… Tüm bu başlıkların arkasında kıymetli metaller, endüstriyel madenler ve kritik toprak elementleri bulunuyor. Altın, gümüş, platin ve paladyumun bankalardan adeta para birimi gibi alınabildiği bir dönemde; uranyum, bakır ve enerji metalleri yatırımcı radarına hızla giriyor.
Bu çerçevede uranyum tarafında UUUU ETF’i, bakır madencileri tarafında COPX ETF’i, kripto cephesinde ise Bitcoin ve Nasdaq’ta işlem gören IBIT ETF’i yakından izlediğimiz enstrümanlar arasında yer alıyor.
Türkiye Pozitif Ayrışıyor
Türk mali piyasaları yılın ikinci haftasını da olumlu bir görünümle tamamladı. İran riskinin geri planda kalmasıyla Borsa İstanbul yıl başından bu yana %12,5 getiri sağlarken, dolar bazında da %11,5 ile öne çıktı. Tahvil faizleri haftanın son iki gününde belirgin gerilerken, Türkiye’nin CDS primi 218 baz puana doğru hafifledi.
TCMB’nin perşembe günü yapılacak PPK toplantısında politika faizini 150 baz puan indirerek %36,50 seviyesine çekmesini bekliyoruz. Dezenflasyon sürecine yönelik inanç ve ABD–Türkiye ilişkilerindeki görece ılımlı hava, TL varlıkları desteklemeye devam ediyor. Bu çerçevede portföylerde en az %50 TL bulundurulması gerektiği yönündeki görüşümüzü ve bankacılık hisselerine yönelik olumlu beklentimizi koruyoruz.
TCMB Anketi ve Enflasyon Beklentileri
TCMB’nin açıkladığı Ocak ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre yıl sonu TÜFE beklentisi %23,23 oldu. 12 ay sonrası beklenti %22,20’ye, 24 ay sonrası beklenti ise %16,94’e geriledi. Yıl sonu USD/TL beklentisi 51,17 seviyesinde oluşurken, piyasanın TCMB politika faizini yıl sonunda %28’e indireceği öngörülüyor.
Büyük Resim: Borç, Fed ve Güvenli Limanlar
ABD’nin bu yıl toplam borcunun yaklaşık dörtte birini çevirmek zorunda olması, yüksek faiz ortamında önemli bir kırılganlık yaratıyor. Fed başkanlığına kimin getirileceğinden bağımsız olarak, para politikasında yaşanabilecek görüş ayrılıklarının 2025’in ana tartışma başlıklarından biri olmasını bekliyoruz.
Bu belirsizlik ortamında, yeterli güvenli liman varlığına sahip olup olmadığımız sorusu giderek daha kritik hale geliyor. Doların küresel hâkimiyetinin sorgulandığı bir dönemde, altın ve gümüş piyasalar tarafından adeta “alternatif para birimi” gibi görülüyor.
Son Not: Davos ve Yeni Dünya Düzeni
Gözler Davos Zirvesi’ne çevrilmiş durumda. Resmî tema “Diyalog Ruhu” olsa da, zirveye damga vuran başlık Trump’ın sert ticaret dili ve jeopolitik hamleleri. İklim değişikliği gibi uzun vadeli konular geri planda kalırken, küresel ticaret, güç dengeleri ve artan belirsizlikler ana gündemi oluşturuyor.
Kaynak: Kıbrıs İktisat Bankası, Emre Değirmencioğlu
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]
