1. Haberler
  2. DÖVİZ
  3. SABAH Raporu: Kral kaybediyor: Altın ve gümüş rezerv para rolünü devralıyor

SABAH Raporu: Kral kaybediyor: Altın ve gümüş rezerv para rolünü devralıyor

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

Küresel tarafta zayıf dolar argümanı ana tema olmaya devam ederken, dün gözler ABD’de açıklanan TÜFE enflasyonuna çevrildi.

Veri beklentiler dahilinde gelirken, çekirdek enflasyon beklentilerin bir çıt da olsa altında kalarak (yıllık %2,6) olumlu bir etki yarattı. Enflasyonun detaylarında konuşulacak çok şey olsa da, Trump’ın izlediği politikaların iyimserliği geride bırakmaya devam ettiğini peşinen söylememiz gerekiyor. Doların uzun bir süredir ‘silah’ olarak kullanılması nedeniyle merkez bankalarının rezerv çeşitlendirmesine giderek dolar ve ABD tahvillerinden uzaklaşırken, kural bazlı nizamdan keyfiyete dayalı, güçlünün zayıfı ezdiği politikalar izleyen Trump’ın “uluslararası hukuka ihtiyacım yok” demesi ile güvenli liman talebi daha da ivme kazandı.

Fed Başkanı Powell aleyhine açılan soruşturmanın kurumun bağımsızlığına ve kredibilitesine zarar verdiğine ilişkin kaygıların da tuz biber olmasıyla, doların çok açık bir şekilde değer saklama aracı olarak görevini yerine getirmekte zorlandığını görüyoruz. Altın her geçen gün daha büyük bir kesim tarafından rezerv para olarak görülmeye başlandı!

Müşterilerimiz ile yaptığım görüşmelerin ana temasını uzun bir süredir kıymetli metaller ve periyodik tablo teşkil ederken, son dönemlerde ise talebin ne kadar arttığını çok rahat bir şekilde masanın diğer tarafında yer alan biri olarak itiraf etmem gerekiyor.

Büyük resimde, gümüş özelinde, yaz aylarında oldukça önemsediğimiz 35 dolar seviyesinin aşılması ile başlayan ‘patlayıcı’ yükselişin teknik mânâada hedef seviyesi olan 95 doların artık kıyısına kadar geldik.

Hâlen daha kıymetli metallerin ateşli bir savunucusu olsak da, ya da altın gümüş rasyosunun gümüş lehine gerilemeye devam edeceğini beklesek de, görülmesi durumunda, 95-100 dolar seviyelerinden gümüş uzun pozisyonlarımızı kâr al çalıştırarak realize etmeyi deneyeceğiz.

Radarımızda ise bitcoinin bulunduğunun not edelim. Bu sabah gümüşün spot fiyatı, 90 dolar seviyesini ilk kez aşarak güçlü bir yükseliş kaydetti! ABD’de ılımlı enflasyon, Fed’in faiz indirimine gidebileceği beklentileri, jeopolitik riskler, sanayi ve yatırım talebindeki artış ile stokların sıkılaşması gümüşe olan ilgiyi canlı tutuyor.

Felsefesine ve blokzincir teknolojisine inanın biri olarak, robotlar dünyasının yakın bir gelecekte hayatımıza gireceği, hatta SWIFT sistemine alternatif olan blokzincir teknolojisini de içinde bulunduğumuz çılgın ekosistemle birlikte ele aldığımızda, kripto paraların daha çok kullanılacağını düşünüyoruz. Amiral gemisi bitcoin bu sabah 96bin dolar seviyesine yükselerek önemsediğimiz 94,800 dolar seviyesinin üzerini test etti. Kapanış teyidi ile birlikte yükseliş isteğinin de artacağını düşünüyoruz.

Bitcoin’de Orta vadeli bir bakış açısıyla, yukarıda 140bin dolar seviyesinin radar menziline gireceğini düşünüyoruz.

Hafta başı bültenimizde kaleme aldığımız üzere, piyasaların Trump riskini küçümsediğini düşünüyoruz.

Büyük resimde, ABD finansal varlıklarında negatif mânâda ayrışmanın devam edeceğini, zayıf dolar temasının ise korunacağını düşünüyoruz. Tarifeler, Venezuela derken, yakın bir zaman diliminde görev süresi yakında dolacak olan Başkan Powell’ın yerine yapılacak atama ile gevşek para politikasının da devreye gireceğini unutmamak gerekiyor! Bu noktadan hareketle, Başkan Powell’ın yapmış olduğu açıklamanın âdeta merkez bankası bağımsızlığı kapsamında ders niteliğinde olduğunu not etmemiz gerekiyor.

Trump yönetiminden gelen soruşturma ve baskı sinyallerinin ardından, Avrupa ve İngiltere başta olmak üzere birçok merkez bankası ile büyük finans kuruluşlarının yöneticileri, Powell’a destek beyanında bulunurken, merkez bankası bağımsızlığının fiyat istikrarı ve piyasa güveni için vazgeçilmez unsur olduğunun altı kalınca bir kez daha çizildiğini not etmemiz gerekiyor.

Reklam Alanı

Petrol fiyatları, son günlerdeki yükselişin ardından bu sabah bir miktar da olsa geri çekildi.

Venezuela’nın ABD ambargosunun gevşemesiyle petrol ihracatına yeniden başlaması arz tarafında rahatlama yaratırken, İran’da artan protestolar olası arz kesintilerine dair endişeleri canlı tutuyor. Buna karşın ABD’de petrol stoklarının yükselmesi piyasada arz-talep dengesinin şimdilik gevşediğine işaret ederken, fiyatlar jeopolitik riskler ile artan arz beklentileri arasında dengelenmeye çalışıyor. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı, dört günlük kesintisiz yükselişinin ardından 66 dolar seviyesini test etmesiyle bu sabah hafif de olsa geri çekildiğini görüyoruz.

ABD borsaları dün geceyi düşüşle tamamlarken, yeni gün başlangıcında Pasifik’in diğer ucunda iyimser bir seyir görüyoruz.

Japonya’da erken seçim ve olası mali teşvik beklentileriyle gösterge endeks Tokyo borsası son üç günde %6’dan fazla yükselirken, YEN’in dolar karşısında Temmuz 2024’ten bu yana en zayıf seviyelerine gerilemesi olası bir döviz müdâhalesi endişesini artırdı. Öte yandan, büyük bir merakla beklenen ve bu sabah açıklanan veriye göre, Çin 2025 yılını 1,2 trilyon dolar rekor dış ticaret fazlasıyla kapattı. Trump’ın uyguladığı yüksek gümrük tarifelerine rağmen ihracatını güçlü tutan Çin, ABD pazarındaki kaybı yeni pazarlara yönelerek telafi ettiğini görüyoruz.

Türk mali piyasalarında ise yeni yılla birlikte başlayan olumlu seyrin korunduğunu görüyoruz.

Ekonomi yönetiminin yurtdışı yatırımcı toplantıları olumlu olarak yorumlanırken, hisse senedi cephesinde ise ana endeks yıla %10 yükselişle başladı. TCMB’nin altın dâhil net yabancı para pozisyonu, 12 Ocak valörlü işlemlerde 62,8 milyar dolar ile rekor düzeye ulaştığını görüyoruz. Daha basit bir anlatımla, yılın ilk yedi gününde rezervler altının ya da ons rallisinin büyük yardımı ile 10 milyar dolar yükselerek rekor kırdı. Doğru rezerv yönetimine şapka çıkarmak gerektiğini, TCMB’nin net döviz alımlarını ise göz ardı etmemek gerektiğini düşünüyoruz. CDS risk primi 219 baz puan seviyesine hafif de olsa yükselirken, döviz kuru (43,15) ve tahvil faizlerinin ise son günlerde yatay bir seyir izlediğini görüyoruz.

İran konusuna da ayrı bir paragraf açarak bültenimizi daha da uzatmadan tamamlamak isteriz.

Trump, İran’da haftalardır süren protestolarla ilgili olarak göstericilere “protestolara devam edin, yardım yolda” çağrısında bulundu. Trump, İran yönetimini sert sözlerle eleştirirken bu yardımın niteliğine dair ayrıntı vermedi. Tahran ise açıklamaları ülkenin iç işlerine müdahâle ve şiddeti körükleme olarak nitelendirdi. Ekonomik krizle başlayan ve kısa sürede rejim karşıtı geniş çaplı gösterilere dönüşen protestolar, 2 binden fazla can kayıpları ve idam iddialarıyla birlikte bölgesel tansiyonun (!) yüksek seyrettiğini görüyoruz. Bu gelişmeler hâilyle, Orta Doğu’daki jeopolitik risk algısını artırırken küresel piyasalarda da belirsizlikleri besleyen önemli bir başlık olarak öne çıkıyor. Altının ons fiyatı bu sabah 4,640 dolar seviyesine yükselerek rekorunu bir adım daha kuzeye taşıdı. Altın uzun pozisyonlarımızı korumaya devam ediyoruz.

Trump’ın İran ile ticaret yapan ülkelere %25 tarife tehdidinde bulunduğunu da not etmemiz gerekiyor. Bu tehdidi Türkiye açısından çok kuvvetli bir tehlike olarak yorumlamadık. Türkiye-ABD ilişkilerinde esen ılık rüzgârlar ya da Trump-Erdoğan arasında şahsi ilişkinin boyutu dikkate alınırsa, bu darboğazın da sadece doğalgaz başlığında sınırlandırılarak aşılacağını düşünüyoruz. Gözler ABD’de açıklanmaya başlayan dördüncü çeyrek şirket finansallarına çevrilirklen, makro cephede ise bugün ABD’de ÜFE ve çekirdek ÜFE verileri takip edilebilir.

Emre Değirmencioğlu, Kıbrıs İktisat Bankası

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim


E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Parasever ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!