1. Haberler
  2. BORSA
  3. Wall Street’e göre 2026’da enflasyon aşağı yönlü sürpriz yapabilir: Hisse senetleri için “çifte kazanç” senaryosu

Wall Street’e göre 2026’da enflasyon aşağı yönlü sürpriz yapabilir: Hisse senetleri için “çifte kazanç” senaryosu

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

Özet:

Wall Street stratejistlerine göre 2026 yılı, enflasyonun beklenenden hızlı düşmesi, Fed’in faiz indirimleri ve vergi teşvikleri sayesinde hisse senedi piyasaları için güçlü bir zemin sunabilir. Düşen tahvil faizleri ve yapay zekâ kaynaklı verimlilik artışı, büyümeyi desteklerken borsalarda kazançların genele yayılması bekleniyor.

Wall Street’te hâkim olan görüşe göre yatırımcılar 2026’da “hem pastayı yiyip hem de pastaya sahip olabilecek.” Stratejistler, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimleri, vergi teşvikleri ve enflasyonun tahminlerin altında kalması sayesinde hem ekonomik büyümenin hem de hisse senedi kazançlarının sürebileceğini öngörüyor.

Bu hafta açıklanacak ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisi öncesinde piyasa beklentisi, yıllık enflasyonun yüzde 2,7 seviyesinde sabit kalacağı yönünde. Ancak düşük petrol fiyatları ve kira artışlarındaki yavaşlama, fiyat baskılarının daha hızlı çözülmesine işaret ediyor.

“Enflasyon 2026’da aşağı yönlü sürpriz yapabilir”

Longview Economics Küresel Başekonomisti Chris Watling’e göre, 2026 yılında enflasyon cephesinde olumlu sürprizler görülmesi olası. Watling, “Bizim görüşümüz, enflasyonun 2026’da beklentilerin altında kalacağı yönünde” değerlendirmesini yaptı.

Öte yandan istihdam cephesinden gelen son veriler ekonominin ivme kaybettiğine işaret ediyor. Aralık ayı istihdam raporu, 2025’i zayıf bir tabloyla kapatan iş gücü piyasasının beklenenden daha az istihdam yarattığını ortaya koydu.

Ancak bu durum, Fed açısından faiz indirimleri için alan yaratıyor. Özellikle Fed Başkanı Jerome Powell’ın görev süresinin mayısta sona ermesi ve Başkan Donald Trump’ın daha güvercin bir isim ataması halinde, para politikasının daha gevşek bir çizgiye kayabileceği değerlendiriliyor.

Düşen faizler, büyümeyi besleyebilir

Tahvil faizlerindeki olası gerileme, borçlanma maliyetlerini düşürerek hem tüketimi hem de şirket yatırımlarını destekleyebilir. Watling’e göre bu tablo, ekonomiyi “yüksek oktanlı” bir büyüme patikasına sokabilir.

“Şirket yatırımları devam ederken, konut piyasasında toparlanma ve tahvil faizlerinin düşmesiyle tüketim de iyileşebilir. Buna ben ‘hem pastayı yiyip hem de pastaya sahip olmak’ diyorum” ifadelerini kullandı.

Vergi teşvikleri ve yapay zekâ etkisi

Reklam Alanı

Wall Street’te dikkat çeken bir diğer unsur, Trump’ın temmuz ayında yasalaştırdığı “One Big Beautiful Bill” (OBBB) kapsamında sağlanan vergi avantajları. Şirketler, yatırımlarını tek yılda yüzde 100 amorti edebilme imkânı sayesinde 2026’ya yatırım çekmeye hazırlanıyor.

Nomura Securities’ten Charlie McElligott’a göre, bu teşvikler CFO’ları çok yıllı yatırım planlarını hızlandırmaya zorluyor. Aksi halde yöneticilerin vergi avantajlarını kaçırmakla eleştirileceği ifade ediliyor.

Goldman Sachs da kira artışlarının yavaşlaması ve geçen yılki gümrük vergilerinin tek seferlik etkisinin ortadan kalkmasıyla, enflasyonun Fed’in yüzde 2 hedefi yönünde ilerlemesini bekliyor. Goldman analistlerine göre, yapay zekâ kaynaklı verimlilik artışı ve güçlü kârlılık sayesinde S&P 500 şirketlerinin kârları 2026’da yüzde 12, 2027’de ise yüzde 10 artabilir.

Borsa rallisi genele yayılıyor

Son veriler, iş gücü verimliliğinin iki yılın en hızlı artışını kaydettiğini gösteriyor. Şirketler yapay zekâ yatırımlarını artırırken, işe alımlarda daha temkinli davranıyor. Bu eğilim, borsadaki yükselişin teknoloji dışı sektörlere de yayılmasını sağladı.

Geçen hafta S&P 500 ve Dow Jones endeksleri rekor seviyelere ulaşırken; sanayi, enerji, hammadde ve tüketici harcamalarına duyarlı sektörler öne çıktı.

“Yapay zekânın karanlık yüzü” uyarısı

Buna karşın bazı uzmanlar, yapay zekânın istihdamı çok hızlı ikame etmesi halinde ekonomik risklerin artabileceği uyarısında bulunuyor. Innovative Capital Management’tan Tim Urbanowicz’e göre, geçen yılın sonundaki işten çıkarmaların yüzde 15–20’si doğrudan yapay zekâ ile ilişkiliydi.

Urbanowicz, “Eğer iş gücü piyasası büyük ölçekte yapay zekâ ile yer değiştirirse, bu ekonomi için ciddi bir sorun haline gelir” dedi.


Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim


E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Parasever ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!