1. Haberler
  2. DÖVİZ
  3. FÖŞ-ANALİZ: Cari açıklar başlarken, finansman güçlü, TCMB rezervleri Ocak’ta da artıda

FÖŞ-ANALİZ: Cari açıklar başlarken, finansman güçlü, TCMB rezervleri Ocak’ta da artıda

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

Kasım ayında cari işlemler hesabı 3 milyar 996 milyon dolar açık verdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın açıkladığı verilere göre, yıllıklandırılmış verilere göre Kasım ayında altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 2 milyar 132 milyon dolar fazla şeklinde izlendi. Ve böylece Türkiye’nin döviz kuru açısından en sabıkalı dönemi başladı. Gelecek Haziran’a kadar enerji ve değerli metaller ithalatı yüzünden sürekli cari açık vereceğiz. Bunları ya özel sektör kendi birikimleri veya dışarıdan FX borç alarak, ya da TCMB rezervlerini kullanarak karşılayacak. Ben bu döneme cepten yeme, turizm akımları sayesinde cari dengenin fazlaya döndüğü kalan ayları ise cephane biriktirme ayları olarak tanımlayarak ekonomi külliyatında kendime aniden yeni bir sayfa açtım.

2001 krizinden bu yana dövizde ne zaman bir çalkantı olsa, Rahip Brunson gibi “politik şoklar” dışında, kur spazmları hep cepten yeme dönemlerinde gelişir. İki neden vardır. Ya NAS gibi salakça politikalara vatandaşı TL’den soğutup endojen döviz talebi yaratırız, ya da Ekrem İmamoğlu’nun sebepsiz gözaltına alınması gibi siyasi ihtiraslara kurban gider bahtsız TL.

Bu yıl da siyasi şoklar devam edecek, hatta iddia ediyorum, Reis anketlerde böyle yalpalamaya devam ederse, CHP’yle husumeti Özgür Özel’in dokunulmazlığının kaldırılıp mapusa düşmesine kadar gidebilir. Fakat bu tür siyasi kumpaslar döviz talebi yaratmaz. Yabancı yatırımcıların en azından bir kısmı, yerleşiklerin tamamı ise zaten portföy tercihlerinde bu senaryoyu baz aldılar. Biraz önce resmileşen Trump’ın İran’la ticaret yapana ülkelerle %25 ek gümrük vergisi uygulama kararı ise dövize talebi artıracak.

Öyleyse, bu sene cepten yeme aylarında döviz krizi yaşanabilir mi sorusuna cevap arayalım. Önce de bir önceki paragrafta başladığım yerden devam edeyim. İran’ın Suriye gibi yıllarca sürecek bir iç savaşa doğru savrulması, çok düşük ihtimal olsa da, Trump’ın Rusya’dan doğal gaz aldığımız için bize yaptırım uygulaması, Suriye’de Fırat’ın Doğusu’na askeri harekât, Maduro’nun Türkiye’yle altın ve/veya kokain ticareti yapıldığına dair itirafları sert döviz şokları yaratır.

Ancak, Ocak ayından gelen ilk verilere göre TCMB’nin yabancıların döviz talebini ve ticaretten doğacak talebi karşılayacak yeterli dövizi var. Geçen Cuma itibarıyla TCMB’nin 180 milyar dolar civarı FX rezervi, bunların birkaç swap anlaşması hariç hemen hepsi dövize müdahalede kullanılabilir. Buna karşın, sistemde hemen kaçacak yabancı para 50–55 milyar dolar civarında.

Şokları kenara koyarsak, cepten yeme aylarında dış ticaret açığının hızla artışa geçmesi ve/ya Hazine ve banka-şirketlerin global kredi pazarına girmemesi (dış borçlanma yapamaması) başlıca şok riski olarak karşımıza çıkar.

Dönelim, Kasım ödemeler dengesi verilerine, bakalım dış ticaret açığı ne durumda: aylık 6 milyar dolar civarında. Ekonomide büyüme %3 civarında, ihracatın da kur hassasiyeti düşük, önümüzdeki 5 ayda en fazla 30–35 milyar dolar ticaret açığı veririz ki, bu da TCMB rezervlerinden kolaylıkla karşılanabilir. Zaten buna dahi gerek kalmaz. Çünkü dışarıdan makul maliyetlerle bu miktarda borçlanıyoruz. Hazine geçen hafta 3,5 milyar dolar, Exim Bank ise 500 milyon borçlandı. Cari açığın ana finansörü 30,1 milyar dolarlık kredi kullanımı (yıllıklandırılmış bazda) görünüyor.

Tüm olası çıkışları üst üste yığıp, Türkiye’nin dışarıdan hiç borçlanamadığını varsaysanız, Haziran’a kadar TCMB FX rezervlerinden geriye 80 milyar dolar kalır, TCMB’nin dolar/TL kurunu canı nerede istiyorsa orada tutmasına gani gani yeter.

Peki kuru nerede tutacak TCMB? Bütçeden dezenflasyon desteği yok denecek kadar az, BDDK da biraz talihsiz bir parasal gevşeme döngüsüne devam edecek. Enflasyonla mücadelede tek gerçekçi silah güçlü TL politikası. Dolayısıyla, dolar/TL bu yıla ait “enflasyon patikasının” salt üst sınırına yani yıllıklandırılmış olarak %16 civarında bir yerde seyredecek.

Size en kötü durumun analizini yaptım. Hâlâ enerji fiyatlarının gevşemeye mahkûm olduğu görüşündeyim. Yılın ikinci yarısında ise Türk-ABD ilişkilerinde CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ile yeni bir sayfa açılacağını, bunun da sıcak para cezbedeceğini düşünüyorum.

Nihayetinde, güçlü TL sürecek ve TL yerine döviz mevduatta kalan gelecek yılın cepten yeme aylarına kadar aylık en fazla %1,5 kazanacak.

Reklam Alanı
0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim


E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Parasever ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!