
Özet:
Aralık ayı enflasyonunun beklentilerin altında gelmesi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Ocak ayında faiz indirimine gitme olasılığını güçlendirdi. BBVA Research ve Gedik Invest, verilerin 150 baz puanlık bir indirime alan açtığını belirtirken, hizmet enflasyonu ve çekirdek fiyat baskılarının temkinli duruşu zorunlu kıldığına dikkat çekiyor.
Küresel finans kuruluşu BBVA Research, Aralık ayı enflasyon verilerinin ardından Türkiye para politikasına ilişkin değerlendirmesini güncelledi. Kurum, enflasyonun beklentilerden daha ılımlı gelmesi ve vergi politikalarındaki destekleyici duruşun, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası için Ocak ayında faiz indirimi alanı yarattığını ifade etti.
BBVA Research’e göre, Aralık ayı enflasyonunun aylık bazda yüzde 1’in altında gerçekleşmesi, piyasa beklentilerine kıyasla “olumlu bir sürpriz” oldu. Kurum, bu görünümün sürmesi halinde Ocak ayındaki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında 150 baz puanlık bir faiz indiriminin mümkün olduğunu değerlendiriyor.
Enflasyonda olumlu sürpriz, baskılar tamamen kalkmış değil
BBVA Research raporunda, Aralık ayındaki görece düşük enflasyonun iki ana faktörden beslendiği vurgulandı: küresel enerji fiyatlarındaki gerileme ve mevsimsel olarak zayıf seyreden çekirdek enflasyon bileşenleri. Bu unsurların kısa vadeli fiyat baskılarını sınırladığı ifade edildi.
Ancak kurum, manşet enflasyondaki iyileşmeye rağmen çekirdek göstergelerde kalıcılık riskinin sürdüğüne dikkat çekti. Mevsimsellikten arındırılmış hesaplamalara göre aylık enflasyonun yaklaşık yüzde 1,6 seviyesinde olduğu belirtilirken, çekirdek B ve C endekslerinin aylık bazda yüzde 2 civarında seyretmesi “yapışkan enflasyon” riskinin devam ettiğine işaret ediyor.
Özellikle gıda ve hizmet enflasyonundaki katılığın, dezenflasyon sürecini yavaşlatabilecek temel unsurlar olduğu vurgulandı.
Vergi ve yönetilen fiyatlar kritik rol oynuyor
BBVA Research, hükümetin akaryakıt, alkol ve tütün gibi kalemlerdeki vergi ve yönetilen fiyat politikalarının da para politikası açısından belirleyici hale geldiğini kaydetti. Vergi artışlarının, TCMB’nin 2026 sonu için öngördüğü yüzde 16–19 enflasyon hedef bandının üst sınırıyla uyumlu tutulmasının, ücret artışlarından kaynaklanabilecek baskıları dengeleyebileceği ifade edildi.
Bu çerçevede maliye ve para politikası arasındaki koordinasyonun, enflasyon beklentilerinin çıpalanması açısından kritik olduğu vurgulandı.
BBVA Research, 2026 sonu için enflasyon tahminini yüzde 25 olarak korurken, bunun TCMB’nin hedef bandının üzerinde kalmaya devam ettiğine dikkat çekti. Hizmet enflasyonu ve asgari ücret ayarlamaları, en önemli risk başlıkları olarak sıralandı.
Gedik Invest: Ocak’ta 150 baz puanlık indirim daha olası
Benzer bir değerlendirme Gedik Invest’ten geldi. Kurum, tüketici enflasyonunun iki ay üst üste aylık bazda yüzde 1’in altında gerçekleşmesinin, piyasalarda Ocak ayında 150–200 baz puanlık bir faiz indirimi beklentisini güçlendirdiğini belirtti.
Ancak Gedik Invest, TCMB’nin temkinli duruşunu koruyacağını ve 22 Ocak’taki PPK toplantısında 150 baz puanlık bir indirimle yetinmesinin daha olası olduğunu ifade etti.
Kurum, TCMB’nin dezenflasyon stratejisinde Türk lirasının reel değerlenmesinin temel bir unsur olmaya devam ettiğini vurguladı. Hizmet enflasyonu yüzde 40’ın üzerinde seyrederken, çekirdek mal enflasyonunun yüzde 20’nin altında kalmasının, kur kanalının dezenflasyon üzerindeki etkisini teyit ettiği belirtildi.
Kur ve enflasyon görünümü: 2026 projeksiyonları
Gedik Invest, TCMB’nin 2026 boyunca döviz kurundaki artışı sınırlamayı hedefleyeceğini, TL’deki reel değerlenme stratejisinin süreceğini öngörüyor. Bu çerçevede 2026 sonunda dolar/TL kurunun 49–49,5 bandında dengelenmesi halinde, enflasyonun yüzde 21–22 seviyelerine yaklaşabileceği ifade edildi.
Bununla birlikte, reel sektörün rekabet gücündeki aşınma ve küresel riskler nedeniyle Gedik Invest, daha temkinli bir senaryo benimseyerek 2026 sonu dolar/TL tahminini 52,50, enflasyon tahminini ise yüzde 24,5 olarak korudu.
Piyasaların gözü Ocak toplantısında
Her iki kurumun değerlendirmeleri, Aralık ayı enflasyon verisinin TCMB’ye kısa vadede manevra alanı açtığını ortaya koyuyor. Ancak hizmet enflasyonundaki katılık ve çekirdek göstergelerdeki yüksek seyir, faiz indirimlerinin kademeli ve sınırlı olacağına işaret ediyor.
Ocak ayındaki PPK toplantısı, dezenflasyon sürecinin hızına ve para politikasının yönüne dair kritik bir eşik olarak görülüyor.
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]
