1. Haberler
  2. BORSA
  3. ANALİZ: BIST100 Trend Devam Edecek mi?

ANALİZ: BIST100 Trend Devam Edecek mi?

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

Genel Resim: Uzayan Trend, Seçicilik Zorunluluğu

Orta–uzun vadeli resimde hâkim görüş, içinde bulunulan yükseliş trendinin süreceği yönünde. Ancak son iki yılda endeksin ancak eski zirvesini yeni aşabildiği ve çok sayıda hissede fiyatların hâlâ o dönemki seviyelerin belirgin altında seyrettiği gerçeği, seçici olmanın zorunlu olduğunu hatırlatıyor. Piyasa, hisse tarafında geniş ölçüde para politikasındaki dönüşü fiyatlıyor; bilanço sezonu geniş resimde sınırlı etkili.

Eylül Ajandası: Enflasyon, 11 Eylül PPK ve 15 Eylül Eşiği

Eylül veri ve karar yoğun: İlk haftada büyüme, ardından enflasyon okunacak. Aylık TÜFE için %1,8 civarı dillendirilen tahmin, yıllık enflasyonu 32–33 bandına çekebilir. Bu senaryoda 11 Eylül PPK için ana beklenti en az 300 bp indirim; veri belirgin pozitif gelirse 400 bp olasılığı masada. Yılın kalanında toplam 800–1000 bp’lik “seri indirim” patikası konuşuluyor; patika, her yeni enflasyon gerçekleşmesinin bir öncekinden daha iyi gelmesine dayanıyor.

15 Eylül’deki kritik CHP kurultayı davası, güçlü prim sonrası kısa bir “soluklanma bahanesi” yaratabilir. Dışarıda 17 Eylül’deki Fed toplantısı risk iştahını etkileyebilir; uzun vade dolar fonlamasının cazibesinin azaldığı, vadenin kısaldığı küresel zeminde öngörülebilir bir Fed indirimi gelişmekte olan piyasalara destek olur, ama iletişim sorunları dalgalanmayı büyütebilir.

Ağustos Fotoğrafı: Rekor, Rotasyon ve “Korkulan Olmadı” Bilançoları

Yükselişin motoru, “enflasyon düşüşü – faiz indirimi – riskli varlıklara yönelim” üçgeninin önden fiyatlanması oldu. Bilançolarda satışlar sınırlı artarken net kârlarda finansman giderleri ve enflasyon muhasebesi etkisiyle yaklaşık %40’lara varan daralmalar görüldü; öngörülebilir gerekçeler nedeniyle piyasa bu baskıyı büyük ölçüde “fiyat dışı” bıraktı. Şirket rehberliklerindeki aşırı temkin ve analist tahminlerindeki ihtiyata karşın sonuçların “bir tık” iyi gelmesi moralleri destekledi.

Kur, Reel Getiri ve Yatırımcı Davranışı

Faiz indirimleri ilerledikçe reel getiri algısının zayıflaması muhtemel. En kritik soru: TL’den kaçış mı, riskli varlıklara yönelim mi? KKM’nin resmen bitişi kırılma noktası; kalan bakiyelerin neredeyse tamamının döviz eğilimli olduğu, bu nedenle çözülmenin borsaya kayda değer kaynak akışı yaratmayacağı görüşü ağır basıyor. Kurda yılbaşından beri kademeli ve ısrarlı yükseliş sürüyor; dolar/TL 41’in üzerine yerleşirken, euro/TL parite etkisiyle 48 bandını aştı. Günlük küçük adımlarla süren değer kaybının yıl sonuna kadar devamı ana senaryo.

Halka Arz Penceresi: Küçük Başlayıp İştahı Ölçmek

Yaklaşık altı aylık aranın ardından ilk halka arz onayı geldi. Arz büyüklüğü sınırlı ve iskontosu belirsiz olsa da, uzun bekleyişten sonra gelmesi nedeniyle talep görmesi bekleniyor. Yıl içinde takvimin yeniden canlanması, derinlik ve seçicilik için kritik. Ölçekler küçük kalsa bile, yatırımcı iştahını ölçmek ve endeks dışına yayılımı artırmak adına bu pencere yakından izlenecek.

Bilanço ve Değerleme: “Bugün Eder, Yarın İskonto”

Reklam Alanı

Genel bilanço hikâyesi zayıf: 600’ü aşkın şirket evreninde karını koruyabilenlerin sayısı çok sınırlı. Net kara inemeyen faaliyet performansının nedeni büyük ölçüde finansman giderleri, vergi etkileri ve enflasyon muhasebesi. Bu nedenle cari F/K’lar kâğıt üzerinde yüksek görünse de, düzeltilmiş ve ileriye dönük çarpanlarda tarihsel ortalamalara yakın, hatta altında iskontodan söz ediliyor. 2026 sonu projeksiyonlarıyla yapılan kıyaslamalar, hem kendi tarihimize hem emsal piyasalara göre “yolun açık” olduğu fikrini destekliyor. Dış borsalarda teknoloji öncülüğündeki ralliyle oluşan değerleme farkı Türkiye lehine geniş; yabancı ilgisinin kademeli dönüşü bu iskontonun bir kısmını kapatabilir.

Sektör Seçimi: İki Kademeli Rotasyon

Ağustosta bankalar dinlenirken ulaştırma ve sanayi öne çıktı. Eylül için iki kademeli rotasyon fikri öne çıkıyor: Ayın ilk yarısında telekom/iletişim gibi defansif, cezalandırılmış ve geride kalmış hisselere ilgi; ikinci yarıda faiz indirimi kararının netleşmesi ve siyasi belirsizliğin dağılmasıyla bankaların yeniden sahne alması. Havacılık, petrol türevleri ve lojistikte “geri çekilmelerde alım; 12.000–12.500 bandında portföy ayarı” yaklaşımı öne çıkıyor. Holdingler, bankacılık iştirakleri ve iskontolu NAD hikâyesiyle listede kalıyor.

Teknik Eşikler ve Strateji: “Pit Stop” ile Yola Devam

TL bazında 11.600 üzeri denemelerle kapanışa giden endeks için 12.000–12.500 bandı “pit stop ve yeniden diziliş” alanı; 11.000–11.200 destek bölgesi ise haber akışına duyarlı tepki eşiği. Dolar bazında 300 dolar psikolojisi yine gündemde; geçmişte bu seviyenin üzerinde kalınamaması, olası geri çekilmelerde “fırsat kollama” refleksini güçlendiriyor. Genel strateji: veriye bağlı kısa düzeltmelerde orta vadeye uygun şekilde pozisyon genişletmek; faiz patikası hızlanırsa büyüme görünümü güçlü, borçluluk yönetimi sağlam, ihracat–iç talep dengeli şirketlerin payını artırmak.

Yıl Sonu Yol Haritası: 13.000+ Hedefi, “Ralli Değil Tırmanış”

Endeks için yıl sonu hedefi 13.000 ve üzeri korunuyor. Bu bir “ralli” değil; birkaç ağır hissede oluşabilecek momentumla desteklenen, kademeli ama ısrarlı bir tırmanış senaryosu. BIST’in doğasında sert düşüşler kadar yeni zirveleri yapmakta zorlanma da var; bu yüzden seviyelerden çok trend ve haber akışına odaklanmak gerekiyor. Özetle: Eylül, vitesin yükseldiği ama “pit stop”ların da değerli olacağı bir ay; orta vadeli planı olan için kısa vadeli oynaklık, fırsat penceresi.

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim


E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Parasever ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!